Sayfalar

8 Temmuz 2014 Salı

GÖZLERİMİZİ AYDINLATACAK EŞLER VE ÇOCUKLAR!

GÖZLERİMİZİ AYDINLATACAK
EŞLER VE ÇOCUKLAR!



“Onlar, ‘Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve
bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle’ diyenlerdir.” (Furkân,
25/74)
Yüce kitabımız Kur’an, peygamberlerimizin (Allah’ın selamı onların üzerine olsun);
“Müslüman” (Bakara, 2/128), “temiz” (Âl-i İmran, 3/38), “namazı dosdoğru kılan”
(İbrahim, 14/40) ve “salih” (Ahkâf, 46/15) bir “nesil/zürriyet” isteklerini ve dualarını bizlere
örnek olmak üzere nakletmektedir.
Elbette biz Rahman’ın kulları da “göz aydınlığımız olacak eşlerimizin ve nesillerimizin”
olmasını arzu ederiz. Bunun gereği olarak da eş ve çocuklarımızın da
kendimiz gibi Rahman’ın yolunda olmasını çok önemseriz. Çünkü “Ey iman edenler!
Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…” (Tahrim, 6/66) emriyle
bunlardan birinci derecede sorumlu olan bizleriz.
Şüphesiz sadece “kavli dua” etmekle yani dilimizle istemekle bunları elde etmemiz
mümkün değildir. Bunun için karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı mutlu bir aile
yuvasının kurulması ve çocuklarımızın eğitim ve terbiyesi konusunda baştan itibaren
uyulması gereken dinî ölçülere yani “fiilî duaya” da titizlikle uymamız gerekir.
Erkek olsun kız olsun bir Müslüman evlenmek istediği zaman, anne babalarının
da öncülüğünde, öncelikle İslam terbiyesini almış, iffetli biriyle evlenmeye çaba
göstermeli, hayat arkadaşını seçerken güzelliğinden, soyundan ve zenginliğinden
daha çok, dindarlığına ve iyi ahlak sahibi olmasına dikkat etmelidir. Peygamberimiz
(s.a.s)’in özellikle kadınlarda aranmasını tavsiye ettiği (Buharî, “Nikâh”, 15; Ebû Dâvûd,
“Nikâh”, 2) bu ölçülerin erkekte de aranmasına bir engel yoktur. Hadiste özellikle
kadının zikredilmesinin “yuva ve çocuklar üzerindeki temel etkisini vurgulamak”
maksadıyla olduğunu düşünmemiz yanlış olmaz.
Evlenmek isteyen kadın ve erkeğin birbirlerini görüp beğenmeleri (Ebu Dâvûd,
“Nikah”, 18; Tirmizî, “Nikah”, 5) ve kendi istek ve hür iradeleriyle evlenmeye karar vermeleri
de dinimizin tavsiye ettiği diğer önemli bir husustur.
Böylece cüzî irademizi İslami ölçülere uygun bir şekilde kullandıktan sonra gerek
mutlu bir yuva kurabilmemiz ve gerekse kurulan yuvayı mutlulukla devam ettirebilmemiz
için dua edip Allah’tan yardım istememiz de mutlaka gereklidir. Çünkü
eşler arasındaki sevgi ve merhameti var eden O’dur (Rum, 30/21).
Dinimize göre dünyaya gelmelerine sebep olduğumuz her çocuk, aile için yeni
bir mutluluk ve sevinç kaynağı olduğu kadar bize yeni sorumluluklar da getirir.
İslamiyet bu hususta birinci derecede babayı sorumlu tutar (Tahrim, 66/6). Anne de
bu sorumluluğa ortaktır.
Çocuklarımızın beslenme, barınma, giyim ve sağlık gibi maddî ve bedensel ihtiyaçlarını
helal yollarla ve gücümüze göre en güzel şekilde karşılamamız başta gelen
görevimizdir.Çocuklarımıza sevgi ve şefkat göstermemiz, tahsil terbiye ve meslekî
eğitimlerini yaptırmamız da onların “Gözlerimizi aydınlatacak bir nesil” olmaları
için çok önemlidir.
Bunları yaparken çocuklarımızın sadece maddi ihtiyaçlarını karşılamakla yetinmeyerek,
ruhi ihtiyaçları olan dinî eğitim ve terbiyelerini de asla ihmal etmeyelim;
küçük yaşlardan itibaren başlatacağımız iman, ibadet, ahlak ve sosyal terbiyeleriyle
birlikte, haram-helal, günah-sevap şuurunu da geliştirelim.
Çocuklarımızın sevgiye, bizlerden göreceği iyi örneklere ve açıklayıcı doğru
bilgilere ihtiyaçları vardır. Özellikle dinî terbiye ve eğitimlerinde 12-15 yaşından
önceki dönemde, ruh/beden gelişimlerini ve henüz dinen yükümlülük çağında olmadıklarını
da göz önünde bulundurarak, eksik ve hatalarını korkutucu, ürkütücü,
emredici ve dinimizden soğutucu şekilde değil, özendirici bir yolla gidermeliyiz.
Çocuklarımızın dinî inanç ve değerleri öğrenmesi, ihtiyaç duyduğu bütün ahlaki
faziletleri, sosyal davranışları kazanması, ruh ve beden bakımından sağlıklı, ayrıca
sanat ve hüner sahibi olabilmesi; yapılması gerekenleri “zamanında ve doğru şekilde”
yapmamıza sıkı sıkıya bağlıdır. Unutmayalım ki “ağaç yaş iken eğilir”.
Bu görevlerimizi yerli yerinde ve zamanında yerine getirdiğimiz takdirde ciğer parelerimiz
olan çocuklarımızın eğitim ve terbiyesini başarıya ulaştırabilir ve arkamızda
bize göz aydınlığı, vatanımıza ve milletimize de yararlı bir nesil bırakabiliriz.

1 yorum:

ESMA Premses dedi ki...

Çok faydalı bir yazı olmuş ALLAH razı olsun